Telefonum Dinleniyormu ?
Dinlenmeye değer şeyler
konuşuyorsanız mutlaka ama mutlaka dinleniyorsunuz !!!
STA ( Subscreiber Trace
Activation) Abone İzleme Aktivasyonu diye bilinen teknolojidir. Bu teknoloji bir
cep telefonu kullanıcısının diğer bir cep telefonu kullanıcısının konuşmalarını
dinlemesini, mesajlarını okumasını sağlar. Ve Türkiye'deki cep telefonu
operatörlerinin tamamında bu teknik özellikler bulunuyor. Örneğin bu sisteme
sizin telefonunuz açıldığında ki bu operatörün elinde olan bir olanaktır ikinci
kişi sizin bütün konuşmalarınızı dinleyebiliyor ve size gönderilen bütün
mesajlar aynı zamanda ona da gidiyor. Ama bundan sizin haberiniz yok, dinleyen
konuşsa da karşı taraf hiç bir şey duyamıyor. Bu sistem kullanılarak devletin
bazı kurumları tarafından telefonlar zahmete girmeksizin kolayca dinlenebilir.
Ayrıca, ticari birer kuruluş olan operatörlerin bu sistemden ticari avantaj elde
etmek için yararlanmaları pekala mümkündür ve bu sistemin devrede olduğu
operatörlerde bazı çalışanlar bunu kendi çıkarlarına operatörün bilgisi dışında
kullanabilirler. Telefonda aktarılan mesaj bir çok kişiyi ilgilendirebilir:
Devleti, polisi, terör örgütlerini, rakip siyasi grupları, rakip ticari grupları
vb.. Yani telefon dinlemeyi kimlerin yaptığı, yapabildiğini bir yana bırakırsak
yapmak isteyen bir hayli kişinin boy göstereceği tartışılmazdır. Telefon dinleme
deyince akla gelen yöntemler;
Sabit Telefonlar; Bu sistem tamamen Türk
Telekom'un kontrolündedir. Santrallerden istenilen abone zaten dinlenebildiği
gibi, yeni tip santrallerde aboneyi istediğiniz bir başka aboneye de
dinletebilirsiniz. Bu işlem için ISDN santrallerde çalışan bir memurla iş
bitiyor. Sistem aktif edildiği zaman size bağlanan kişinin tüm konuşmalarını
dinleyebiliyorsunuz. Şu anda tüm illerde bu ISDN santraller
kullanılmaktadır.
Araç Telefonları; NMT adı verilen teknolojiyle çalışan bu
telefonların dinlenmesi sabit telefondan da kolaydır. Geniş FM bantlı
alıcılardan bile bu telefonları dinlemek mümkündür.
Cep Telefonları; her
kesimin kullandığı ve herkesi ilgilendiren bu teknoloji ürünleri ise ilk
çıktıklarında gazetelerde dinlenebilmelerinin olanaksız olduğu şeklinde yazılar
çıkıyordu. Cep telefonlarının dinlenebilmesi GSM operatörünün desteğiyle çok
kolay. Ama bunun dışında da gelişmiş teknolojik aletlerle bu frekansta yapılan
konuşmaları yakalamak da olanaksız değil. Cep telefonu taşımak tüm istihbarat
birimlerince bir “güvenlik açığı” olarak belirtilmesine rağmen bizim
bürokratlarımız buna dikkat etmemektedir. Cep telefonunun en güzel özelliği
dinlediğiniz kişinin sadece sesini değil coğrafi koordinatlarını da size
vermesidir. Böylece istediğiniz kişiyi sadece dinlemekle kalmaz etraftaki baz
istasyonlarından çaprazlama hesap yaparsanız tam bulunduğu koordinatı
saptayabilirsiniz. Çeçen kahramanı Rahmetli Dudayev cep telefonundan alınan
koordinatların bu şekilde hesaplanıp bir akıllı füzenin beynine yüklenmesi
sonucu şehit edilmiştir.
Cep telefonlarını dinlemede kullanılan cihazlardan
birini anlatalım kısaca. Şunu da söyleyelim bu cihazı parası olan herkes
alabilir. “IMSI catcher” denilen cihazı güzelce kurarsanız bu cihaz etrafındaki
cep telefonlarına kendini normal bir baz istasyonu gibi göstererek onları
kandırır. Bunun nedeni cep telefonları kendilerini baz istasyonlarına tanıtma
zorunluluğu içindeyken baz istasyonlarının kendini cep telefonuna tanıtma gibi
bir zorunluluğunun olmamasıdır. Sistemdeki bu açık üretici şirketler tarafından
gerektiği zamanlarda bu telefonların dinlenebilmesi için özellikle
bırakılmıştır. Bu açıklar tüm iletişim cihazları ve yazılımlar içinde geçerlidir
aslında.(Tıpkı kanun yazanların kanunlarda özel olarak açık kapı bırakması gibi)
IMSI cihazı bir kere kendini baz istasyonu olarak tanıttıktan sonra özel bir
sinyal göndererek cihazın iletişimi şifrelemek için kullandığı engeli
kaldırmasını sağlar. Bundan sonra dinlenen cihazdan yapılan tüm aramalar ve
konuşmalar önce IMSI cihazına sonra gitmesi gereken baz istasyonuna gider. Bu
tip bir cihazın devrede olduğunu kullanıcıya bildiren bir cep telefonu şu anda
yok.
Birde hepinizin bildiği IMEI numaralandırma sistemi vardır ki bu kimlik
telefonun içinde hat olmasa bile kendini uyduya bildirmeye devam eder. İlginç
bir bilgi daha verirsek bazı telefon markaları o telefonu kapatsanız bile uyduya
sinyal göndermeye devam eder. Bu işin en kestirme yolu telefonun pilini
çıkartmanızdır. Alacağınız telefonun önceden bilinmesi veya size bir telefon
hediye edilmesi durumunda bu telefona elektronik böcek yerleştirilerek başka
aygıta gerek olmadan sürekli dinlenebilirsiniz.
Telekulağın dünyadaki
durumuna bakmadan önce; Türkiye de durum kısaca şu şekilde; Değişik tarihlerdeki
haber başlıklarından derlenmiştir: “MİT, polis ve jandarmanın telefon dinleme
faaliyetleri tek elde toplanarak Şimşek`e bağlandı ancak, mobil araçlarla
yapılan dinlemenin bir merkezce denetlenemeyeceği ileri sürülüyor”
“Geçen
aylarda çıkartılan yasa kapsamında oluşturulan ve tüm telefon dinlemelerin
tek bir merkezden kontrolünü amaçlayan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı`nda
mobil dinleme krizi yaşanıyor.” “Türkiye`deki tüm telefon, internet, e-maillerle
yapılan haberleşmenin takibi amacıyla oluşturulan merkezde, mobil dinleme
ünitelerinin denetlenemeyecek olması problem oluşturdu”. “MİT, polis ve
jandarmanın yapacağı tüm telefon dinleme işlemlerinin Ankara`da tek bir
merkezden yapılması için yasa çıkarıldı. Merkezin başına Cumhuriyet Savcısı
Fethi Şimşek getirildi.” “MİT, polis ve jandarmanın elinde bulunan mobil
dinleme, izleme ve takip araçları (obzervasyon araçları) ile dinlemenin yasaya
uygun olmadığı, merkezin bunları denetleyemeyeceği öne sürüldü. Bu nedenle mobil
araçlarla dinlemeye ara verildi.(Amerika kullanıyor9” “Dinlemeyle ilgili yasayı
Cumhurbaşkanı Sezer onayladı ancak iptali için Anayasa Mahkemesi`ne başvurdu.”
Biz kendi insanımızı nasıl dinleyeceğimize karar veremezken Dünya özellikle ABD
neler yapıyor.
DÜNYANIN EN BÜYÜK KULAĞI: NSA Amerika'da dinleme
faaliyetlerini yürüten üç ayrı kuruluş bulunuyor; NSA (Ulusal Güvenlik Ajansı),
FBI (Federal Araştırma Bürosu) ve CIA. ABD'nin 'en büyük kulağı' olan NSA,
Başkan Harry S. Truman'ın 24 Ekim 1952'de imzaladığı 'çok gizli' genelgeyle
kuruldu. Truman bu yeni kuruluşa, dünya çapında iletişim istihbaratı görevi
verdi. Önceleri diplomatların ve askerlerin şifreli telsiz görüşmelerini
dinleyen NSA, daha sonraları uluslararası sivil ve askeri telefon görüşmelerini
de hedefleri arasına aldı. NSA Dünyanın en yaygın, en gelişmiş elektronik
dinleme ya da elektronik casusluk altyapısına sahip “büyük kulak” “global kulak”
adı verilen süper gizli bir Amerikan devlet kurumudur. 1960'lı ve 70'li yıllarda
ortaya çıkan yönlü telsiz haberleşme ve uydu teknolojisi NSA'nın işini daha da
kolaylaştırdı. Artık havaya çıkan hiçbir radyo sinyali, hiçbir telefon görüşmesi
NSA'nın dünya yüzeyine dağılmış binlerce uzmanının eline düşmekten
kurtulamıyordu. NSA, kurulduktan hemen sonra, gizli bir iç yönetmelik çıkararak
CIA ile işbölümü yaptı. CIA'nin ülke içindeki faaliyet alanı çizildi. NSA'da
halen 21 bin personel görev yapıyor. Bu rakam bazı iddialara göre 50 bin
civarında. ABD, elektronik istihbarat için yılda 20 milyar dolar harcıyor.
NSA'nın yıllık bütçesi ise 3,6 milyar dolar. NSA'nın Boeing 707 uçak gövdeleri
üzerinde geliştirilen RG-135 tipi uçakları ABD hava kuvvetleri içinde bağımsız
olarak görev yapıyor. ABD donanma gemileri görünümündeki gemileri okyanus ve
denizleri denetliyor. NSA'nın yer istasyonlarının ABD büyükelçiliklerinde ya da
ABD'ye dost ülkelerin topraklarında, evsahibi ülkelerin denetimine tâbi
olmaksızın faaliyette bulunuyor. Sistemin parçaları, internet, yeraltı ve
denizaltı haberleşme kabloları, telsiz haberleşmesi ya da büyükelçiliklere
yerleştirilen gizli aygıtlar aracılığıyla yapılan her türlü iletişimi ele
geçiriyor ve uydular vasıtasıyla NSA merkezine iletiliyor.
Dünya da en
gelişmiş bilgisayarlar NSA nın elindedir. Şu anda bilgisayar teknolojisinin 5-10
sene ilerisinde olan Nanoteknolojik bilgisayarlara sahiptir. Akla hemen “O zaman
nasıl ABD de 12 Eylül saldırısı olmuştur” sorusu takılabilir. Bir yetkili “ABD
ye bu saldırının yapılacağına dair tüm bilgiler gelmiştir ancak yorumlanamamış
ve atlanmıştır. ABD de istihbarat almada değil gelen bilgileri toparlayıp
değerlendirmede sorun vardır çünkü müthiş bilgi akışı vardır” der.
Hürriyet gazetesinin 4 Haziran 2001 de NSA nın eski çalışanlarından Wayne Madsen la
röportajında: “Türkiye de iki yerde telekulağımız var; tüm telefon, faks, cep
telefonu ve e-mailleri çözebiliyoruz” demiştir. Zaten batı gizli iş yapmıyor.
Tüm bu zikredilen ve bilinen noktalara rağmen Türkiye, si-ber dünyaya ve
bilgi güvenliğine gerekli ilgiyi göstermemektedir. Bu durum oldukça kaygı
vericidir. İnternette ve haberleşmede bilgi güvenliğine en büyük önemi veren
ülke İsrail dir. Her alanda olduğu gibi bu alanda da internet bilgi güvenliği
üzerine program geliştiren bir firma sahibi gerekli desteği bulamayınca ABD ye
gider ve Yahudilerle ortak olur vesaire…
Çin, Almanya, Fransa gibi ülkeler
Amerikan Microsoft ürünlerini kamu kurumlarında kullanmamaktadır. Bunun yerine
kaynak kodları açık ve millileştirmeye yatkın Linux işletim sistemleri
kullanılmaktadır. Çin de bu sistemden başka sistem kullanmak yasaktır.
Hala telefonum dinleniyormu acaba ? sorusunu kendinize
soruyormusunuz?



